İthalat işlemlerinde eşyanın gümrük kıymeti belirlenirken en çok karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, teslim şekli ile fatura bedelleri arasındaki uyumsuzluklardır. Özellikle EXW, FCA veya DAP gibi teslim şekilleriyle yapılan ithalatlarda, yurt dışı navlun ve sigorta giderlerinin gümrük kıymetine (CIF bedel) dahil edilmemesi, firmaları sonradan kontrol denetimlerinde büyük bir mali yükle karşı karşıya bırakmaktadır. Gümrük idareleri, beyan edilmeyen navlun ve sigorta giderleri için eksik hesaplanan gümrük vergilerini geriye dönük olarak tahsil etmekte ve Gümrük Kanunu'nun 234/1-b maddesi uyarınca vergi farkının üç katı oranında ağır idari para cezaları uygulamaktadır. Taşıyıcı firmalardan sonradan elde edilen veya gümrük idaresince emsal kabul edilen bedeller üzerinden kesilen bu cezalar her zaman hukuka uygun olmamaktadır.
Uluslararası ticarette, ithal edilen eşyanın fiyatında sözleşme gereği sonradan meydana gelen
değişiklikler nedeniyle yurt dışı satıcısı tarafından ithalatçıya sıklıkla "Debit Note"
(Borçlandırma Notu) düzenlenmektedir. Gümrük Yönetmeliği'nin 53. maddesi uyarınca, bu
tür fiyat farklarının istisnai kıymetle beyan edilerek tamamlayıcı beyan ile gümrüğe
bildirilmesi gerekmektedir. Ancak gümrük idareleri, Debit Note belgelerinin düzenlenme tarihinin beyanname tescil tarihinden önce olduğu durumlarda, bu bedellerin "tescil anında mevcudiyeti bilinmeyen bir unsur" olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek istisnai kıymet beyanını reddetmektedir. Sonucunda ise noksan kıymet beyanı gerekçesiyle vergi ziyaı cezaları kesilmektedir. Firmanızın ticari operasyonlarındaki gecikmelerden doğan bu tür cezalara karşı, kanuni indirim haklarının kullanılması ve idari yargıda iptal süreçlerinin yürütülmesi için profesyonel hukuki destek sağlıyoruz.
Dış ticarette ithalat bedellerinin yurt dışına transferi sırasında ortaya çıkan banka masrafları,
Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) matrahının tespiti açısından kritik
bir öneme sahiptir. İthalat sırasında ödenen banka komisyon ve masrafları üzerinden Banka
ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) ödenmemişse, bu tutarların gümrük beyannamesinde
yurt içi giderler kalemi altında KDV matrahına dahil edilmesi yasal bir zorunluluktur. Bakanlık müfettişlerince yapılan sonradan kontrol denetimlerinde, bu ince detayın atlanması nedeniyle ithalatçı firmalara geriye dönük KDV ve ÖTV ek tahakkukları çıkarılmakta ve vergi farkı üzerinden para cezaları kesilmektedir.
İthal edilmek üzere Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve antrepolarda depolanan eşyalar
için ödenen ardiye ve depolama hizmet bedelleri, eşyanın serbest dolaşıma girişinde vergi
matrahını doğrudan etkiler. KDV Kanunu uyarınca, beyanname tescil tarihine kadar yapılan ve
vergilendirilmeyen her türlü gider KDV matrahına, dolayısıyla ÖTV matrahına dahil edilmelidir.
Özellikle eşyanın antrepo rejimi altındayken başka bir firmaya devredilmesi durumunda, devir
öncesi döneme ait depolama bedellerinin yeni ithalatçı tarafından eksik beyan edilmesi,
gümrük idarelerinin radarına takılmaktadır.
Belirli teknolojik aletlerin veya hurdaların ithalatında, gümrük kıymeti üzerinden Kültür Fonu
veya Çevre Kanunu uyarınca Çevre Katkı Payı (ÇKP) kesintisi yapılması yasal bir zorunluluktur.
İthalat işlemlerinde sıklıkla yapılan hatalardan biri, bu kesintilerin ilgili kurumlara ödenmesine
rağmen, gümrük beyannamesinde KDV matrahına dahil edilmesinin unutulması veya eksik
beyan edilmesidir. Gümrük mevzuatında, ithalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve fonlar KDV matrahının bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Gümrük denetimlerinde tespit edilen bu eksiklikler, ödenmeyen KDV'nin tahsili ve Gümrük Kanunu 234. madde uyarınca ağır para cezaları ile sonuçlanmaktadır.
Özellikle CIF (Mal Bedeli, Sigorta, Navlun) teslim şekliyle yapılan ithalatlarda, taşıyıcı acenteler
tarafından sonradan düzenlenen ek navlun veya "yükleme limanı hizmet" faturaları, gümrük
kıymetine dahil edilmediği gerekçesiyle idare tarafından ek vergi ve ceza matrahı olarak
değerlendirilmektedir.
Beyanname tescilinden sonra acente tarafından düzenlenen bu tür ek gider faturalarının
gümrük kıymetine dahil edilip edilmeyeceği, söz konusu hizmetlerin satıcı ile alıcı arasındaki
sözleşme şartlarına göre kimin yükümlülüğünde olduğuna bağlıdır. Uluslararası teslim
şekillerinin (Incoterms) yanlış yorumlanması neticesinde navlun ve liman masrafları üzerinden
uygulanan haksız gümrük idari para cezaları ve ek tahakkukların iptali süreçlerinde uzman
avukatlık hizmeti sunuyoruz.
Gümrük beyannamelerinin tescili aşamasında yapılan en kritik maddi hatalardan biri, yurt dışı
satış faturasında yer alan döviz cinsi (örneğin Euro) ile beyannamedeki döviz cinsinin (örneğin
Dolar) farklı girilmesidir. Çapraz kurlar dikkate alındığında, bu tür bir veri giriş hatası eşyanın
gümrük kıymetinin TL bazında eksik hesaplanmasına yol açmaktadır.
Gümrük müfettişlerince tespit edilen bu tür basit hatalar dahi "noksan kıymet beyanı" olarak
değerlendirilmekte; eksik ödenen KDV ve Gümrük Vergisi tahsil edilerek Gümrük Kanunu 234.
madde uyarınca vergi ziyaı cezaları tatbik edilmektedir. Tamamen maddi hataya dayanan
döviz cinsi ve kur uyuşmazlıklarında, ceza matrahlarının yasal sınırlarına çekilmesi ve
işlemlerin iptali için idari yargı yollarını işletiyoruz.
Dış ticarette beyanname üzerinde beyan edilen teslim şekli ile faturada yer alan teslim şekli
arasındaki uyumsuzluklar, gümrük kıymetinin hatalı belirlenmesine neden olur. Örneğin;
faturada EXW (İşyerinde Teslim) veya FCA yazmasına rağmen beyannamede DAP veya CIF
beyan edilmesi, eşyanın navlun ve sigorta giderlerinin gümrük kıymetine dahil edilmemesi
anlamına gelmektedir. Gümrük Yönetmeliği uyarınca, navlun ve sigorta giderlerinin gümrük kıymetine (CIF bedel) eklenmemesi, eksik vergi tahsilatına ve Gümrük Kanunu'nun 234. maddesi gereği 3 katı para cezasına yol açar.
Gümrük beyannamesinin tescili anında bilinmesi mümkün olmayan (örneğin Debit Note ile
gelen fiyat farkları veya royalti ücretleri gibi) kıymet unsurlarının sonradan gümrüğe
bildirilmesi mümkündür. Gümrük Yönetmeliği'nin 53. maddesine göre, bu tür matrah
farklarının, muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü
akşamına kadar beyan edilmesi ve vergilerinin ödenmesi yasal bir zorunluluktur.
Firmaların bu 26. gün kuralını kaçırması veya ilgili Debit Note belgelerinin aslında tescil
tarihinden önce düzenlenmiş olduğunun idarece saptanması, bu yasal istisnadan faydalanma
hakkını ortadan kaldırmaktadır. İdare, eksik beyan gerekçesiyle geriye dönük ek tahakkuk ve
cezai işlemler tesis etmektedir.
İthal edilen eşyaların gümrük kıymetine ilave edilmesi gereken royalti ve lisans ücretlerinin,
dönemsel olarak tamamlayıcı beyan ile gümrük idaresine bildirilmesi gerekmektedir. Dış
ticarette sıklıkla atlanan hususlardan biri, vergi alacağını korumak için uygulanan stopaj
kesintilerinin de tamamlayıcı beyanın gümrük idaresine verilmesi gereken yasal süreden önce
vergi dairesine yatırılması şartıdır. Stopajın süresinden sonra yatırılması durumunda idare, bu tutar üzerinden Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) tahsilatı yapmakta ve eksik beyan sebebiyle Gümrük Kanunu 234. maddesi kapsamında cezai müeyyideler uygulamaktadır. Finans, muhasebe ve gümrük departmanlarının ortak sorumluluğunda olan bu karmaşık finansal gümrük
uyuşmazlıklarında, şirketlerin maruz kaldığı ek tahakkuk ve cezaların iptali davalarını yürütüyoruz.
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.