İthalat işlemlerinde eşya bedelinin gümrük yükümlülüğü doğmadan (beyanname tescil tarihinden) önce ödenmemesi, yani vadeli, kabul kredili veya mal mukabili ithalat yapılması durumunda %6 oranında Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) tahsil edilmesi yasal bir zorunluluktur. Firmalar bazen eşyanın ödeme şeklini vadeli olarak beyan etmelerine rağmen, gümrük beyannamesinde yanlışlıkla "KKDFM" (KKDF Muafiyeti) kodunu seçerek bu fonu ödemeden işlemleri tamamlamaktadır. Gümrük müfettişlerince yapılan sonradan kontrol denetimlerinde bu uyumsuzluğun tespiti halinde, idare tarafından tahsil edilmeyen %6'lık KKDF tutarı ve bu tutara tekabül eden KDV geriye dönük olarak istenmektedir. Ayrıca, Gümrük Kanunu'nun 234/1-a maddesi uyarınca noksan verginin üç katı tutarında ağır idari para cezaları kesilmektedir
Çok kalemli gümrük beyannamelerinde, faturanın bir kısmının peşin, bir kısmının ise vadeli(mal mukabili) ödenmesi ticari hayatta sıkça karşılaşılan bir durumdur. Ancak gümrük mevzuatı, peşin ödenen tutarın kalemler arasında fatura bedeline göre orantılı olarak dağıtılmasını emretmektedir. İthalatçı firmalar genellikle peşin ödenen tutarı sadece KKDF oranı yüksek (%6) olan kalemlere sayarak, fon kesintisinden tamamen muaf olmayı hedeflemektedir. Gümrük idareleri, orantısal dağıtım kuralına uyulmadığını tespit ettiğinde, peşin olarak kabul edilemeyecek kısım üzerinden KKDF tahakkuku yapmakta ve bu fark üzerinden Gümrük Kanunu 234. madde uyarınca cezai müeyyide uygulamaktadır.
İthalat bedelinin gümrük yükümlülüğü başlamadan önce yurt dışına transfer edilmesi, KKDF muafiyetinin temel şartıdır. Ancak ticari operasyonların hızlandırılması amacıyla, ithalat bedelinin asıl ihracatçı firma yerine (faturada belirtilse dahi) grup şirketlerine veya üçüncü şahıs/tedarikçi hesaplarına gönderilmesi, gümrük ve maliye idareleri tarafından "ihracatçıya transfer" olarak kabul edilmemektedir. İdare, üçüncü kişilere yapılan ödemeleri "peşin ödeme" statüsünden çıkararak işlemi vadeli ithalat olarak değerlendirmekte ve %6 KKDF ile buna bağlı KDV ve para cezası (3 katı)tahakkuk ettirmektedir.
İhracat işlemlerine ilişkin gümrük beyannameleri, ihracatı teşvik amacıyla Damga Vergisi Kanunu uyarınca damga vergisinden istisna tutulmuştur. Ancak, ihraç edilen eşyanın tamamının çeşitli nedenlerle (kalite reddi, sipariş iptali vb.) yurda geri getirilmesi durumunda, idare tarafından ortada gerçek anlamda bir ihracat olmadığı değerlendirmesi yapılmaktadır. Gümrük idareleri, ihracatın gerçekleşmemesini gerekçe göstererek daha önce istisna edilen damga vergisini, ceza ve gecikme faizi ile birlikte geriye dönük olarak tahsil etme yoluna gitmektedir.
Firmaların yurt dışına tanıtım, pazarlama veya numune amacıyla bedelsiz olarak gönderdikleri eşyalar, standart ihracat teşviklerinden yararlandırılmamaktadır. Maliye ve Gümrük idarelerinin mevzuat yorumlarına göre, bedelsiz ihracat beyannameleri (döviz kazandırıcı bir faaliyet olmadıkları gerekçesiyle) kural olarak damga vergisi istisnası kapsamında değerlendirilmemektedir. Ancak gümrük müşavirleri veya operasyon ekipleri tarafından bu beyannamelerde yanlışlıkla damga vergisi muafiyet kodu seçilebilmektedir. Yıllar sonra yapılan müfettiş denetimlerinde ortaya çıkan bu durum, Vergi Usul Kanunu ve Damga Vergisi Kanunu uyarınca firmalara cezalı vergi tahakkuku olarak geri dönmektedir
Çok kalemli gümrük beyannamelerinde, ilk kalemin Dahilde İşleme Rejimi (DİİB) gibi damga vergisinden muaf bir rejime tabi olması, beyannamenin tamamının damga vergisinden muaf olduğu yanılgısını yaratabilmektedir. Eğer aynı beyannamenin devam eden kalemlerinde Serbest Dolaşıma Giriş (kati ithalat) rejimine tabi eşyalar bulunuyorsa, bu eşyalar için damga vergisi yükümlülüğü doğmaktadır. Gümrük idareleri, ilk kalemin istisna kapsamında olmasına aldanarak beyannamenin tamamı için damga vergisi ödenmemesini mevzuata aykırı bulmakta; eksik ödenen damga vergisi üzerinden KDV matrah farkı da yaratarak Gümrük Kanunu 234. madde uyarınca ağır para cezaları uygulamaktadır.
İthalat işlemlerinde eşya bedelinin gümrük yükümlülüğü doğmadan (beyanname tescil tarihinden) önce ödenmemesi, yani vadeli, kabul kredili veya mal mukabili ithalat yapılması durumunda %6 oranında Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) tahsil edilmesi yasal bir zorunluluktur. Firmalar bazen eşyanın ödeme şeklini vadeli olarak beyan etmelerine rağmen, gümrük beyannamesinde yanlışlıkla "KKDFM" (KKDF Muafiyeti) kodunu seçerek bu fonu ödemeden işlemleri tamamlamaktadır. Gümrük müfettişlerince yapılan sonradan kontrol denetimlerinde bu uyumsuzluğun tespiti halinde, idare tarafından tahsil edilmeyen %6'lık KKDF tutarı ve bu tutara tekabül eden KDV geriye dönük olarak istenmektedir. Ayrıca, Gümrük Kanunu'nun 234/1-a maddesi uyarınca noksan verginin üç katı tutarında ağır idari para cezaları kesilmektedir.
İthalatta %6 KKDF ödenmemesi için aranan temel şart, ithalat bedelinin gümrük yükümlülüğü başlamadan önce "ihracatçı firmanın yurt dışı hesabına" transfer edilmesidir. Ancak ticari operasyonların hızlandırılması için, ithalat bedelinin asıl satıcı yerine grup şirketlerine veya üçüncü şahıs/tedarikçi hesaplarına (faturada belirtilse dahi) gönderilmesi, idare tarafından "ihracatçıya transfer" olarak kabul edilmemektedir. Gelir İdaresi Başkanlığı görüşlerine göre, bu tür dolaylı ödemeler peşin ödeme statüsünden çıkarılarak işlem vadeli ithalat sayılmakta; %6 KKDF ve para cezası (3 katı) tahakkuk ettirilmektedir.
Gümrük antrepolarında bekleyen eşyaların, ithalat işlemi tamamlanmadan başka bir firmaya satış suretiyle devredilmesi ticari hayatta sıkça başvurulan bir yöntemdir. Ancak bu devir işlemleri, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) ve Katma Değer Vergisi (KDV) matrahı açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Devralan firmanın KKDF'den muaf (peşin ödeme) işlem yapabilmesi için, hem devralanın devredene hem de devredenin yurt dışındaki asıl satıcıya eşya bedelini "gümrük yükümlülüğü başlamadan önce" transfer ettiğini banka belgeleriyle ispatlaması gerekmektedir. Zincirleme ödeme halkasındaki en ufak bir ispat eksikliği, devralan firmaya %6 oranında KKDF ek tahakkuku ve 3 katı oranında (G.K. 234) ağır para cezası olarak dönmektedir. Ayrıca devir öncesi antrepo depolama giderlerinin yeni faturaya yansıtılmaması da KDV cezalarına neden olmaktadır.
Çok kalemli gümrük beyannamelerinde, ÖTV'ye tabi olan ve olmayan eşyaların (örneğin su sebili gibi farklı kapasitedeki ürünlerin) aynı antrepo faturası altında bulunması, gider dağıtımını zorlaştırmaktadır. Toplam depolama giderinin, eşyanın cinsine ve hacmine (adet veya kilogram) göre doğru orantıyla kalemlere dağıtılmaması, ÖTV'ye tabi kalemlerin matrahının eksik hesaplanmasına yol açar. Gümrük müfettişleri, bu orantısız dağıtımları tespit ettiğinde, eksik tahsil edilen ÖTV'yi ve buna bağlı KDV'yi geriye dönük olarak tahakkuk ettirip ceza uygulamaktadır.
Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.