ÖZTÜRK HUKUK VE DANIŞMANLIK

ÖZTÜRK HUKUK VE DANIŞMANLIKÖZTÜRK HUKUK VE DANIŞMANLIKÖZTÜRK HUKUK VE DANIŞMANLIK
  • Ana Sayfa
  • HAKKIMIZDA
  • Faaliyet Alanlarımız
    • Gümrük ve Dış Ticaret
    • Gümrük Kıymeti ve Matrah
    • Tarife (GTİP), Menşe
  • İLETİŞİM
  • Gümrük Rejim İhlalleri
  • KKDF, Damga, ÖTV ve Fon
  • İdari Yaptırım ve TAREKS
  • Daha fazlası
    • Ana Sayfa
    • HAKKIMIZDA
    • Faaliyet Alanlarımız
      • Gümrük ve Dış Ticaret
      • Gümrük Kıymeti ve Matrah
      • Tarife (GTİP), Menşe
    • İLETİŞİM
    • Gümrük Rejim İhlalleri
    • KKDF, Damga, ÖTV ve Fon
    • İdari Yaptırım ve TAREKS

ÖZTÜRK HUKUK VE DANIŞMANLIK

ÖZTÜRK HUKUK VE DANIŞMANLIKÖZTÜRK HUKUK VE DANIŞMANLIKÖZTÜRK HUKUK VE DANIŞMANLIK
  • Ana Sayfa
  • HAKKIMIZDA
  • Faaliyet Alanlarımız
    • Gümrük ve Dış Ticaret
    • Gümrük Kıymeti ve Matrah
    • Tarife (GTİP), Menşe
  • İLETİŞİM
  • Gümrük Rejim İhlalleri
  • KKDF, Damga, ÖTV ve Fon
  • İdari Yaptırım ve TAREKS

1.Dahilde İşleme Rejiminde (DİİB) İkincil İşlem Görmüş Ürün Vergilendirmesi

Dahilde İşleme Rejimi (DİİB) kapsamında şartlı muafiyetle ithal edilen hammaddelerin işlenmesi sonucunda, asıl ürünün yanı sıra "ikincil işlem görmüş ürünler" (örneğin hurda metal, fire veya atıklar) ortaya çıkmaktadır. Bu ikincil ürünlerin ihraç edilmeyip serbest dolaşıma (iç piyasaya) sokulması durumunda, vergilendirme aşamasında kullanılacak döviz kuru ve vergi oranlarının hangi tarihe göre (asıl ithalat tarihi mi yoksa ikincil ürünün beyanname tescil tarihi mi) belirleneceği kritik bir konudur. Gümrük Kanunu'nun 114. ve 115. maddelerinde düzenlenen bu seçimlik hakların yanlış uygulanması, gümrük kıymetinde noksanlık yaratarak eksik vergi tahsilatına ve 234. madde kapsamında para cezalarına neden olmaktadır. Aynı zamanda bu eşyaların Çevre Katkı Payına(ÇKP) tabi olması gibi detaylar gözden kaçabilmektedir.

2.DİİB Kapsamı İhracatta Telafi Edici Vergi (TEV) İhlalleri

Dahilde İşleme Rejimi (DİİB) kapsamında şartlı muafiyetle ithal edilen üçüncü ülke menşeli hammaddelerin, Türkiye'de işlendikten sonra Avrupa Birliği (AB) veya Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalanan ülkelere A.TR veya EUR.1 Dolaşım Belgesi eşliğinde ihraç edilmesi sıklıkla karşılaşılan bir ticari işlemdir. Bu durumda, üçüncü ülke menşeli girdilere isabet eden gümrük vergilerinin "Telafi Edici Vergi" (TEV) olarak, en geç ihracat beyannamesinin tescil tarihine kadar ödenmesi yasal bir zorunluluktur. Gümrük idarelerince yapılan sonradan kontrollerde, TEV'in hiç ödenmediği veya eksik ödendiği tespit edilirse, ödenmesi gereken verginin yanı sıra Gümrük Kanunu'nun 234/5.maddesi uyarınca verginin dörtte biri (1/4) tutarında idari para cezası kesilmektedir.

3. Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Kullanılmış Makine İthalatı

Yatırım Teşvik Belgesi (YTB) kapsamında ithal edilen makine ve teçhizatlar kural olarak Gümrük Vergisi muafiyeti ve KDV istisnasından faydalanmaktadır. Ancak, ithal edilen makinenin "kullanılmış" veya "yenileştirilmiş" olması durumunda, mevzuat gereği çok daha sıkı şartlar aranmaktadır. Özellikle Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar'ın ilgili eklerinde yer alan (örneğin "nümerik kontrollü olanlar hariç" gibi) şerhlere uyulmaması veya eşyanın komple tesis kapsamında ithal edilmemesi halinde muafiyet hakları iptal edilmektedir. İdare, beyan edilen eşyanın teknik özelliklerinin YTB şartlarını taşımadığını laboratuvar veya muayene raporlarıyla tespit ettiğinde, tahsil edilmeyen KDV ve Gümrük Vergisini geriye dönük olarak istemekte ve ek olarak 3 katı para cezası (G.K. 234/1-a) tatbik etmektedir.

4. Geçici İthalattan Serbest Dolaşıma Geçişte Kur ve Matrah Hataları

Tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimi altında Türkiye'ye getirilen eşyaların (örneğin kiralık makineler veya özel ambalajlar), süre bitiminde yurt dışı edilmeyerek "Serbest Dolaşıma Giriş Rejimine" (kati ithalata) dönüştürülmesi sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Bu geçiş sırasında gümrük vergilerinin hangi tarihteki döviz kuru ve vergi oranları üzerinden hesaplanacağı en büyük ihtilaf konularından biridir. Gümrük Kanunu'nun 193. ve 134. maddeleri gereğince, tam muafiyetli geçici ithalatta vergi oranları ve kurların eşyaya ilişkin gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihe göre belirlenmesi gerekmektedir. Yükümlülerin veya gümrük müşavirlerinin beyanname tescil tarihini yanlış yorumlayarak hatalı döviz kuru beyan etmesi, eksik vergi tahsilatına ve idari para cezalarına yol açmaktadır.

5. Nihai Kullanım (End-Use) İzni İhlalleri ve Geriye Dönük Vergi Tahakkukları

Belirli sanayi sektörlerini desteklemek amacıyla, ithal eşyalarının belirli bir üretim sürecinde("Nihai Kullanım") kullanılması şartıyla indirimli veya sıfır gümrük vergisi uygulanmaktadır. Ancak bu haktan yararlanabilmek için, eşyanın serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tescil tarihinden önce yetkili gümrük idaresinden yazılı "Nihai Kullanım İzni" alınması zorunludur. Dahilde İşleme Rejimi (DİİB) gibi farklı rejimlerle iç içe geçen operasyonlarda, firmaların bu izni almayı unutması veya süresini kaçırması durumunda, eşya indirimli tarifeden faydalandırılamaz. Gümrük idaresi, iznin süresinde alınmadığı veya eşyanın amacı dışında kullanıldığı gerekçesiyle normal vergi oranı ile indirimli oran arasındaki farkı, cezasıyla birlikte(G.K. Madde 234) firmadan talep etmektedir.

6. Gümrükte Tasfiyelik Hale Gelen Eşyanın Geri Alınması

Gümrük sahalarında veya antrepolarda kanuni bekleme süreleri içinde işlemleri tamamlanmayan eşyalar "tasfiyelik" hale gelmekte ve ihale yoluyla satışa çıkarılma riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Gümrük Kanunu'nun 179. maddesi, ithalatçılara ihale ilanı yayımlanmadan önce eşyanın CIF değerinin %1'i oranında bir ceza ödeyerek eşyayı tekrar bir gümrük rejimine tabi tutma hakkı tanımaktadır. Ancak bu hakkın kullanımı sırasında, eski beyannamenin iptal edilerek yeni bir beyanname tescil edilmesi gerektiği kuralı sıklıkla atlanmaktadır. Eski beyanname üzerinden işlem yapılması, aylar süren bekleyiş nedeniyle değişen döviz kurlarının vergi matrahına yansıtılmamasına neden olmakta ve gümrük idaresi tarafından "eksik vergi tahsilatı "gerekçesiyle cezalı işlemler tesis edilmektedir.

7. Antrepoda Eşya Devri ve Vergi Yükümlülüğünün Geçişi

Gümrük antrepolarında bekleyen eşyaların, ithalat işlemi tamamlanmadan başka bir firmaya satış suretiyle devredilmesi ticari hayatta sıkça başvurulan bir yöntemdir. Ancak bu devir işlemleri, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) ve Katma Değer Vergisi (KDV) matrahı açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Devralan firmanın KKDF'den muaf (peşin ödeme) işlem yapabilmesi için, hem devralanın devredene hem de devredenin yurt dışındaki asıl satıcıya eşya bedelini "gümrük yükümlülüğü başlamadan önce" transfer ettiğini banka belgeleriyle ispatlaması gerekmektedir. Zincirleme ödeme halkasındaki en ufak bir ispat eksikliği, devralan firmaya %6 oranında KKDF ek tahakkuku ve 3 katı oranında (G.K. 234) ağır para cezası olarak dönmektedir. Ayrıca devir öncesi antrepo depolama giderlerinin yeni faturaya yansıtılmaması da KDV cezalarına neden olmaktadır. Antrepo devirlerinden kaynaklanan haksız KKDF ve matrah cezalarına karşı idari yargı yollarını etkin bir şekilde kullanıyoruz.

8. DİİB Taahhüt Kapatma İptalleri ve 3 Yıllık Zamanaşımı Kuralı

Dahilde İşleme Rejimi (DİİB) kapsamında teminata bağlanarak geçici ithal edilen eşyaların, ihraç edilen ürünlerin bünyesinde kullanılmadığının sonradan tespit edilmesi halinde İhracatçı Birlikleri tarafından taahhüt hesapları müeyyideli olarak kapatılmaktadır. Bu durumda gümrük idareleri, başlangıçta alınmayan vergileri tahakkuk ettirerek Gümrük Kanunu'nun 238.maddesi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı oranında para cezası uygulamaktadır. Ancak gümrük mevzuatında kritik bir detay bulunmaktadır: Gümrük vergileri ve cezalarına ilişkin tebligatların, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren 3 yıllık yasal zamanaşımı süresi içinde yapılması zorunludur. İdarenin bu 3 yıllık süreyi aşarak tebliğ ettiği ek tahakkuk ve ceza kararları, hukuken zamanaşımına uğramaktadır.

9. İhracatta Ticaret Bakanlığı İznine Tabi Eşyalarda Sonradan Kontrol Cezaları

Belirli stratejik ürünlerin, örneğin petrol ve petrol türevi ürünlerin ihracatı, ilgili kararlar uyarınca Ticaret Bakanlığı'nın özel iznine tabidir. Ancak firmalar, eşyalarını izne tabi olmayan farklı bir GTİP kodu (örneğin Bitüm Asfalt) altında beyan ederek fiili ihracatı tamamlaya bilmektedir. Gümrük müfettişlerince geriye dönük yapılan evrak denetimlerinde, eşyanın asıl niteliğinin izne tabi olan bir pozisyona (GTİP'e) uyduğu değerlendirilirse, gerekli izin belgesi alınmadan ihracat yapıldığı gerekçesiyle G.K. 235/2-b maddesi kapsamında gümrüklenmiş değerin %10'uoranında ceza kesilmektedir. Ancak yargı kararları, fiili muayene yapılmadan yalnızca evrak üzerinden geriye dönük GTİP tespitiyle ceza kesilemeyeceğini hükme bağlamıştır.

10. İhracatta Fiili Muayene Yapılmadan Evrak Üzerinden Kesilen Para Cezaları

Firmaların geçmiş dönem ihracat beyannameleri, gümrük idarelerinin Risk Değerlendirme birimlerince sonradan kontrole tabi tutulabilmektedir. Bu kontrollerde, fiili ihracatı çoktan tamamlanmış eşyaların Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) kodlarının yanlış beyan edildiği iddia edilmekte ve yeni tespit edilen GTİP'in ihracatının Bakanlık iznine tabi olduğu öne sürülerek ağır para cezaları kesilmektedir. İdari yargı içtihatları bu konuda mükellefleri korumaktadır: İhracata konu eşya üzerinde herhangi bir fiziki muayene, numune alımı veya laboratuvar tetkiki yapılmadan, yalnızca eski beyanname kayıtlarına (evrak üzerinden) bakılarak geriye dönük GTİP tespiti yapılması hukuka aykırıdır.


Telif Hakkı © 2026 ÖZTÜRK HUKUK VE DANIŞMANLIK - Tüm Hakları Saklıdır.

Destekli

Bu web sitesinde çerez kullanılır.

Web sitesi trafiğini analiz etmek ve web sitesi deneyiminizi optimize etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Çerez kullanımımızı kabul ettiğinizde, verileriniz tüm diğer kullanıcı verileriyle birlikte derlenir.

Kabul Et